Paroles et traduction No.1 - Kırmızı Bandana
Добавлять перевод могут только зарегистрированные пользователи.
Kırmızı Bandana
Red Bandana
Agresif
reaksiyon,
kulakta
tütün
tadı
Aggressive
reaction,
taste
of
tobacco
in
my
ear
Kimse
satın
alamadı
sadece
kiraladı
No
one
could
buy,
only
rented
Birazcık
gülümsedim
hepsi
içinden
ağladı
I
smiled
a
little,
they
all
cried
inside
Anormal
olan
biziz
bunlar
mı
iddiaları?
Are
we
the
abnormal
ones,
are
these
their
claims?
Parçalandı
bulutlar,
ben
otururken
parkta
Clouds
shattered
as
I
sat
in
the
park
Para
verirsen
giderim
Ankara′dan
Kars'a
If
you
pay
me,
I'll
go
from
Ankara
to
Kars
Belki
beni
duyarsa
Maybe
she'll
hear
me
Keşke
biri
bazılarını
öldürerek
uyarsa
I
wish
someone
would
warn
some
by
killing
them
LuckyStrike
gibi
sokaklarda
patlamayın
Don't
explode
in
the
streets
like
Lucky
Strike
Seyrek
düşünen
izmaritten
farkım
My
difference
from
a
sparsely
thinking
cigarette
butt
Ateş
hattım
Matrix′ten
daha
slow
motion
My
firing
line
is
slower
than
Matrix
in
slow
motion
Dünya
senin
kültablan,
uçuşma
lan
şaşkın
The
world
is
your
ashtray,
don't
fly,
you
fool
Karşımda
amaçsızca
sallanan
bu
kafalar
These
heads
swaying
aimlessly
in
front
of
me
Hepinizden
görgüsüzdü
bu
yakada
notalar
The
notes
on
this
collar
were
more
vulgar
than
all
of
you
Fatality
bu
kafam
Fatality,
this
head
of
mine
Her
jetonda
dirilen
bi'
savaşçıyım
apoletim
kırmızı
bandana
I'm
a
warrior
resurrected
with
every
token,
my
epaulet
is
a
red
bandana
Görmüyor
gözlerim,
ciğerlerin
aynası
My
eyes
don't
see,
the
mirror
of
the
lungs
Dilenmeyi
reddeden
bi'
tinerciden
dahası
More
than
a
thinner
addict
who
refuses
to
beg
Karar
mekanızmasında
27
delik
var
There
are
27
holes
in
your
decision
mechanism
Bir
ihbarda
bulunmanız
kaçınılmaz
çocuklar
It's
inevitable
that
you
kids
will
snitch
Ve
artık
aklımı
gasp
etmek
zorundayım
And
now
I
have
to
usurp
my
mind
Günün
sonundayım
ya
da
sonun
solundayım
I'm
at
the
end
of
the
day
or
on
the
left
of
the
end
Ve
artık
aklımı
gasp
etmek
zorundayım
And
now
I
have
to
usurp
my
mind
Günün
sonundayım
ya
da
sonun
solundayım
I'm
at
the
end
of
the
day
or
on
the
left
of
the
end
Parçalandı
bulutlar
ben
otururken
parkta
Clouds
shattered
as
I
sat
in
the
park
Gerçekten
gebermedik
We
didn't
really
die
Gerçekten
gebermedik
We
didn't
really
die
Derinden
yaralandık
We
were
deeply
wounded
Keşke
biri
bazılarını
öldürerek
uyarsa
I
wish
someone
would
warn
some
by
killing
them
Öldürerek
uyarsa
Warn
by
killing
Dilenmeyi
reddeden
bi′
tinerciden
dahası
More
than
a
thinner
addict
who
refuses
to
beg
Yalancıyı
sikmediler
hiç
birisi
susmadı
They
didn't
fuck
the
liar,
no
one
shut
up
Olmasın
be
aksiyon,
mezarda
gözüm
kalır
Let
there
be
no
action,
my
eyes
will
remain
in
the
grave
Gerçekten
gebermedik,
derinden
yaralandık
We
didn't
really
die,
we
were
deeply
wounded
Gördük
öylece
kalakaldık
We
saw,
we
were
stunned
Dalga
geçer
gibiydik
hep
geç
kalıp
oyalandık
We
were
like
mocking,
we
were
always
late
and
played
Manken
eder
rapçileri
biraz
ekmek
parası
Rappers
would
make
good
mannequins,
a
little
bread
money
Kafamıza
göre
değil,
bu
gerçek
ve
dahası
This
is
not
up
to
us,
this
is
real
and
more
Kalbimin
atışları
aksadıkça
aksadı
My
heartbeat
faltered
as
it
faltered
Yalancıyı
sikmediler
hiç
birisi
susmadı
They
didn't
fuck
the
liar,
no
one
shut
up
Tozlu
boklarımla
güneş
altındayım
I'm
under
the
sun
with
my
dusty
shits
Elimde
bir
sniper
olsa
kafana
dayayıp
sıkardım
If
I
had
a
sniper,
I'd
put
it
to
your
head
and
shoot
Her
gün
usanmadan
kusup,
utanmadan
yazıp
Every
day,
tirelessly
vomiting,
shamelessly
writing
Böyle
ben
ev
geçindirdim,
fermuarım
açık
This
is
how
I
made
a
living,
my
zipper
is
open
1 kötü
havalardan
ilham
alan
biri
One
inspired
by
bad
weather
11
olsa
adım
sen
aynısın
sikik
serseri
If
my
name
was
11,
you'd
be
the
same,
you
fucking
bum
Geçenlerde
beş
lirayla
kıçımı
sildim
I
wiped
my
ass
with
five
liras
the
other
day
Utanç
verici
ve
içimde
kalmasın
istedim
It
was
embarrassing
and
I
didn't
want
it
to
stay
inside
me
Beat′te
Farazi
Farazi
on
the
beat
No.1
on
the
track
No.1
on
the
track
Parçalandı
bulutlar
ben
otururken
parkta
Clouds
shattered
as
I
sat
in
the
park
Gerçekten
gebermedik
We
didn't
really
die
Gerçekten
gebermedik
We
didn't
really
die
Derinden
yaralandık
We
were
deeply
wounded
Keşke
biri
bazılarını
öldürerek
uyarsa
I
wish
someone
would
warn
some
by
killing
them
Öldürerek
uyarsa
Warn
by
killing
Dilenmeyi
reddeden
bi'
tinerciden
dahası
More
than
a
thinner
addict
who
refuses
to
beg
Yalancıyı
sikmediler
hiç
birisi
susmadı
They
didn't
fuck
the
liar,
no
one
shut
up
Évaluez la traduction
Seuls les utilisateurs enregistrés peuvent évaluer les traductions.
Writer(s): Can Bozok
Attention! N'hésitez pas à laisser des commentaires.