Добавлять перевод могут только зарегистрированные пользователи.
Uçaklar
vermez
mola,
üst
tarafta
soğuk
giy
polar
Planes
don't
take
breaks,
up
there
it's
cold,
wear
a
fleece
Parasını
biriktirmek
için
mi
onlar
alıyormuş
dolar?
Is
that
why
they're
buying
dollars,
to
save
up?
Ortadoğu'dakiler
sersefil
halde
ve
Amerikan
Dolar
Those
in
the
Middle
East
are
miserable,
and
the
American
Dollar
Kötülerden
nefret
eder
ama
tişörtünde
Pablo
Escobar
Hates
the
bad
guys,
but
wears
a
Pablo
Escobar
T-shirt
Hadi
gidip
test
olun,
istemediğiniz
bölümlerde
okumak
için
Come
on,
go
get
tested,
to
read
the
parts
you
don't
want
to
İstemediğiniz
işleri
yapın
tok
kalacak
bi'
boğaz
için
Do
the
jobs
you
don't
want,
to
have
a
full
stomach
İnsanlar
ormana
çıkmasınlar,
kalsınlar
şehir
içi
People
shouldn't
go
to
the
forest,
stay
in
the
city
Son
trenler
de
kaçtı,
ada
vapuru
ama
burdan
geçin
The
last
trains
have
also
escaped,
an
island
ferry,
but
pass
from
here
Az
el
bi'
modelse,
ne
modaysa
yiyip
için
Little
hand,
if
it's
a
model,
eat
and
drink
what's
trendy
Prensesler
prenslerin
olamadı
mı
hala,
niçin?
Didn't
princesses
become
princes,
still,
why?
Balıklardan
anlayamazsın
hangisi
erkek,
hangisi
dişi
You
can't
tell
from
the
fish
which
is
male,
which
is
female
Bi
tane
küçücük
çocuk
çeker
mahallede
bi'şi
One
little
kid
pulls
something
in
the
neighborhood
Gökten
üç
elma
düşen
bu
masala
This
tale
of
three
apples
falling
from
the
sky
Aşk,
aşkına
soruyo:
"Kaç
para
var
kasanda?"
Love
asks
its
love:
"How
much
money
is
in
your
safe?"
Dünya
ayaklarının
dibinde,
belki
de
masanda
The
world
is
at
your
feet,
maybe
on
your
table
Maymunu
edemeyen
medya
yazdırtmıyo
basında
The
media
that
can't
make
a
monkey
write
it
in
the
press
Gökten
üç
elma
düşen
bu
masala
This
tale
of
three
apples
falling
from
the
sky
Aşk,
aşkına
soruyo:
"Kaç
para
var
kasanda?"
Love
asks
its
love:
"How
much
money
is
in
your
safe?"
Dünya
ayaklarının
dibinde,
belki
de
masanda
The
world
is
at
your
feet,
maybe
on
your
table
Maymunu
edemeyen
medya
yazdırtmıyo
basında
The
media
that
can't
make
a
monkey
write
it
in
the
press
Şimdi
bunlardan
başka
yok,
anlıkları
alalım
Now
there's
nothing
else
but
these,
let's
take
the
moments
Bende
hiçbi'
şey
bilmiyom,
bunlar
da
duyduğum
kadarı
I
don't
know
anything,
this
is
just
what
I
heard
Güneş
Ay'la
tutuldu
dün,
gördüğüm
kadarı
The
sun
and
the
moon
were
eclipsed
yesterday,
as
far
as
I
saw
Kimse
de
kimseyi
üzemez,
sevdikleri
kadarı
No
one
can
hurt
anyone,
as
much
as
they
love
Yemiş
azarı,
bu
dünyada
sabreden
kazanır
The
bitterness
of
the
apple,
in
this
world,
the
patient
wins
Geliş
nedeni
batan
gemi,
kermesi,
pazarı
The
reason
for
coming,
the
sinking
ship,
the
fair,
the
market
Gidip
para
bul,
gidip
ara
bul,
kesin
arazi
Go
find
money,
go
find
a
search,
definite
area
Alayı
da
yolunda
ah
shit,
pembe
değil
gerçek
dizi
All
of
them
are
on
their
way,
ah
shit,
it's
not
pink,
it's
a
real
series
Bi'
taşta
vurulcak
kuşu
üç
kere
vurdular
yine
düşmedi
They
hit
the
bird
on
the
stone
three
times,
still
it
didn't
fall
Canımız
öyle
yanmış
ki
üfledik
üfledik
gene
geçmedi
Our
hearts
are
so
burnt,
we
blew,
blew,
and
it
still
didn't
pass
Ne
doğduğum,
ne
büyüdüğüm,
ne
de
yaşadığım
yerleri
de
ben
seçmedim
Neither
the
place
I
was
born,
nor
the
place
I
grew
up,
nor
the
places
I
lived,
I
didn't
choose
them
Hayatı
bulduğum
not
kadar
yalan
diyo,
kim
diyosa
seçmeli
Life
says
as
much
lies
as
the
note
I
found,
whoever
says,
they
should
choose
Gökten
üç
elma
düşen
bu
masala
This
tale
of
three
apples
falling
from
the
sky
Aşk,
aşkına
soruyo:
"Kaç
para
var
kasanda?"
Love
asks
its
love:
"How
much
money
is
in
your
safe?"
Dünya
ayaklarının
dibinde,
belki
de
masanda
The
world
is
at
your
feet,
maybe
on
your
table
Maymunu
edemeyen
medya
yazdırtmıyo
basında
The
media
that
can't
make
a
monkey
write
it
in
the
press
Gökten
üç
elma
düşen
bu
masala
This
tale
of
three
apples
falling
from
the
sky
Aşk,
aşkına
soruyo:
"Kaç
para
var
kasanda?"
Love
asks
its
love:
"How
much
money
is
in
your
safe?"
Dünya
ayaklarının
dibinde,
belki
de
masanda
The
world
is
at
your
feet,
maybe
on
your
table
Maymunu
edemeyen
medya
yazdırtmıyo
basında
The
media
that
can't
make
a
monkey
write
it
in
the
press
Gökten
üç
elma
düşen
bu
masala
This
tale
of
three
apples
falling
from
the
sky
Aşk,
aşkına
soruyo:
"Kaç
para
var
kasanda?"
Love
asks
its
love:
"How
much
money
is
in
your
safe?"
Dünya
ayaklarının
dibinde,
belki
de
masanda
The
world
is
at
your
feet,
maybe
on
your
table
Maymunu
edemeyen
medya
yazdırtmıyo
basında
The
media
that
can't
make
a
monkey
write
it
in
the
press
Évaluez la traduction
Seuls les utilisateurs enregistrés peuvent évaluer les traductions.
Writer(s): Umut Timur, Joost Jellema, Yener Cevik
Attention! N'hésitez pas à laisser des commentaires.