Lyrics




Ya!
Ey!
Yağ!
Yağ!
Ey!
Ya!
Rüzgârın dilinden duydum bir söz,
"Yol uzun evlat, var azığın?" der.
Bir taşın gölgesine oturmuş ihtiyar,
Gözlerinde bin asır, sesi yazın der.
Dedim ona:
"Usta, derman ne, aşkın aslı nerede?"
Gülümsedi, "Aşk suya yazılır evlat,
Okuyamazsın, silsen de."
Gönül kuşu havalanır,
Tutarsan uçar, bırakırsan kalır.
Kör bir nehirden geçerken,
Su susar, taş yanar, insan alır.
Gönül kuşu havalanır,
Tutarsan uçar, bırakırsan kalır.
Kör bir nehirden geçerken,
Su susar, taş yanar, insan alır.
Ey!
Ey!
Ey!
Yağ!
Ey!
Yağ!
Bir serçe misali daldan dala,
Bir rüya misali yıldan yıla,
Aşkın ateşiyle yandım hala,
Yanarken anladım, kül de ışıktır aslında.
Bir pınar gösterdi, "İçme ondan," dedi.
"Gerçeğin tadı acıdır,
Güzelliğin gölgesi kandır." dedi.
Bir güvercin kondu omzuma,
Dedi ki: "Kanat bazen yara, bazen yoldur,
Uçmaksa cesaret, düşmek onurdur."
Onur!
Gönül kuşu havalanır,
Tutarsan uçar, bırakırsan kalır.
Kör bir nehirden geçerken,
Su susar, taş yanar, insan alır.



Writer(s): Mert Bostan



Attention! Feel free to leave feedback.
Loading
Loading